üroloji hastalıkları

Üroloji:Böbrekler , İdrar yolları , Mesane, Prostat , Penis ve Testislerin hastalıklarını ; erkeklerde infertilite (kısırlık) ve İmpotans (iktidarsızlık) konularını inceleyen ve tedavi eden bilim dalıdır.

Ürolojinin Konuları ;

- Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları
- Mesane (İdrar Kesesi) Hastalıkları
- Prostat Hastalıkları
- Penis ve Testislerin Hastalıkları
- Erkeklerde Zührevi Hastalıklar
- Çocuk Ürolojisi
- Jinekolojik Üroloji
- Endoskopik Üroloji
- İmpotans (İktidarsızlık)
- Erkeklerde İnfertilite (Kısırlık)


Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları

Böbrek ve idrar yollarının ana karnındaki gelişme bozukluklarına bağlı anomalileri , iltihaplanmalar , taş teşekkülü , kistler , iyi ve kötü huylu tümörler.

Mesane Hastalıkları

Mesane anomalileri , mesane ön duvarının kapanmaması, tıkanıklıklar, iltihaplanmalar, Divertiküller, iyi ve kötü huylu tümörler.

Prostat Hastalıkları

Prostat mesane altında yer alan , mesaneden çıkıp dışarı açılan idrar yolunu çepeçevre saran bir salgı bezidir. Görevi meniyi oluşturmaktır. Prostatın genç erkeklerde 'Prostatit' denilen iltihaplanmaları orta ve ileri yaşlarda iyi huylu büyümesi ve kanseri sıklıkla görülür. 45 yaşından itibaren her erkeğin senede bir defa üroloji muayene yaptırması gerekir.


MESANE

böbrek ağrısı
Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. Ağrılar sırasında terleme ve kusma da görülebilir.

böbrek taşı
İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları, kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir. Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilr. Büyükler ise böbreklerden mesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur Göğsün yukarı ve ön kısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir. Terleme ve kusma da görülebilir. İdrarın rengi bulanık ve bazen kanlıdır.

idrar torbası iltihabı
İdrar torbasının (mesanenin) bakteri ve virüsler tarafından iltihaplandırılması sonucu ortaya çıkan bu hastalığa, tıp dilinde sistit denir. Hastanın karın bölgesinin alt kısmında ve bacak aralarında ağrı vardır. Sık sık idrar yapmak ihtiyacı hisseder. İdrar yaptıktan sonra da mesanede veya penisin ucunda şiddetli ağrı hissedilir. Bazı durumlarda idrar yollarında yanma ve kanlı idrar da görülür. Ağrıları dindirmek için, karına sıcak su torbası konur.

idrar tutukluğu
mesane (idrar torbası) dolu olduğu halde idrar yapılamaz. Karnın alt bölgesi gerginleşmiştir. Bastırılınca ağrı hissedilir. Tıp dilinde akut retansiyon adı verilen bu durumun nedenleri çeşitlidir. Örneğin, böbreklerde taş, prostat büyümesi, idrar yollarının doğuştan kusurlu olması, fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoğukluğu, sinir hastalıkları veya üşütmek idrar tutukluğuna neden olabilir. İlk tedbir olarak hastanın karnına içinde sıcak su olan bir şişe konur. Sıcak su ile banyo yapılırken, idrar çıkarmaya çalışılır.

idrar yollarında yanma
İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır.

idrar zorluğu
Hastanın günlerce idrara çıkmaması şeklinde kendini gösteren bu hastalığa; tıp dilinde Anüri adı verilir. mesane (idrar torbası) boştur. Hastada uyuklama, baş ağrısı, adalelerinde oynama ve kusma görülebilir. Nedeni böbrek hastalıkları, mesane, veya rahim hastalıkları, yaralanma ve idrar yollarında taş bulunmasıdır. Tedavi için doktora başvurmak gerekir.

kan işemek
Tıp dilinde hematüri adı verilen bu durum, önemli bir hastalığın işareti olabilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden bir doktora başvurmak gerekir. İdrarda kan görülmesi; idraryolu iltihabı, prostat iltihabı, mesane taşı, böbrek kanaması, böbrekte taş veya kum, kan hastalıkları veya bir başka hastalığın belirtisi olabilir. Ayrıca bazı ilaçlar ve gıdalar da idrarda kan görülmesine neden olabilir. Örneğin çilek, domates, ıspanak veya ağrı kesici ilaçlar kan işemeye neden olabilir.

kanser
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama) denir. Kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir. Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. Kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14 - Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 - Karaciğer ve safra kesesinde %3 - Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.

prostat
Erkeklerde mesanenin altında ve idar yolunun başlangıcında bulunan genital sisteme ait bir bez.
tenesmus
Rektum veya mesanenin iltihaplı durumlarında görülen, ağrılı işeme veya defekasyon duygusu.
ürografi
Damardan kontrast madde verilerek böbrekler, mesane = idrar torbası ve idrar yollarının belirli zaman aralıkları ile filmlerinin çekilmesidir. Üriner sistem hakkında teşhis amaçlı yapılan işlemdir.

-------
Penis

gevşek penis
Erkeklik organının sertleşmemesi, sağlık durumunun bozukluğundan kaynaklanır. En önemli neden sinir bozukluğudur. Kendine güvenememe, yorgunluk, içki, şeker hastalığı, uyuşturucu madde alışkanlığı da diğer nedenler arasında sayılabilir. Tedavinin ilk şartı; kötü alışkanlıkları bırakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaşmak ve yeterince gıda almaktır.
penis
Erkek cinsel organı.

penisenvy
Kız çocuklarında görülen penise imrenme tutumu.

balanitis
penis başı iltihabı

dildo
Lastik, slikon veya lateksten yapılma yapay penis.

ejekulasyon (ejeculation)
Meninin penisden dışarı atılması.

epispadias
Uretranın ön duvarının yokluğu sonucu uretranın penisin üst yüzeyine açılmasıyla belirgin doğuştan anomali.

ereksiyon
Erkekte penisin sertleşmesi.

frengi
Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir. Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.

hipospadias
penisin doğumsal bir şekil bozukluğudur. İdrar yolunun son kısmı olan üretra'nın dışa açılan deliğinin normal yerinde değil, penisin alt yüzünde herhangi bir yerde olması halidir.

idrar torbası iltihabı
İdrar torbasının (mesanenin) bakteri ve virüsler tarafından iltihaplandırılması sonucu ortaya çıkan bu hastalığa, tıp dilinde sistit denir. Hastanın karın bölgesinin alt kısmında ve bacak aralarında ağrı vardır. Sık sık idrar yapmak ihtiyacı hisseder. İdrar yaptıktan sonra da mesanede veya penisin ucunda şiddetli ağrı hissedilir. Bazı durumlarda idrar yollarında yanma ve kanlı idrar da görülür. Ağrıları dindirmek için, karına sıcak su torbası konur.

iktidarsızlık
Erkeklik organının (penisin) yeteri kadar sertleşmemesi sonucu, cinsel ilişkide bulunamamaya; halk arasında iktidarsızlık, tıp dilinde ise empotans denir. Kendine güvenememek, yorgunluk, tiksinti, sinir bozukluğu, alkolizm, şeker hastalığı, doğum kontrolü için uygulanan metotlar veya aşırı şişmanlıktan kaynaklanır. Ilık banyolar, açık havada dolaşmak ve dinlenmek başvurulacak ilk çarelerdir.

kastrasyon
Genellikle transseksüellerde görülen penis veya testisleri kesme davranışı.

koro
Kişinin penisinin büzüştüğü ve içeri kaçacağı böyle bir şey olursa öleceği korkusuyla karakterize akut bir anksiyete tepkisidir.

priapizm
Trazodon gibi bazı psikotrop ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkabilen şiddetli ağrının eşlik ettiği inatçı penis sertleşmesidir.

------

 

BÖBREK TÜMÖRÜ


RENAL HÜCRELİ KARSİNOM
(hipernefrom, clear karsinoma alvooler karsinom)
Böbrek hücreli kanser (renal cell ca) tüm primer kötü huylu böbrek tümörlerinin % 85 ini yetişkin kanserlerinin de yaklaşık % 3ünü teşkil eder. Tanı sırasında böbrek hücreli kanser olgularının % 30 unun metastatik
hastalığı bulunmaktadır.


Böbrek hücreli kanserlerin en önemli özelliği radyoterapi vea kemoterapiye dirençli olmalarıdır. Hormonal tedaviye de zayıf yanıt verirler.


Böbrek hücreli kanserler eğer erken dönemde yani böbnreğe sınırlı iken yakalanırlarsa cerrahi olarak çıkarılabilirler. Böbreğe sınırlı böbrek hücreli kanser olguları için en etkili tedavi yöntemi budur. Ancak yapılan araştırmalar göstermiştir ki ameliyat sonrası 5 yıl içinde hastaların % 35 - 50 sinde nüks görülebilmektedir.


TANI VE EVRELENDİRME
 
Böbrek kanserinin tanısında fizik muayene ve böbreklerin ultrasonu çok önemli yer tutarlar. Böbrek kanseri tanısı konursa evrelemesinde daha ileri tetkikler gerekir. Tomografi, MR ve benzeri görüntüleme yöntemleri kullanılır. Resimde tomografi ile böbrek tümörü görülmekte.
 
Stage 1: Tümör böbrek parankimi içinde sınırlıdır. (Perinefritik yağ, renal ven yada regional lenf nodlarının tutulumu yoktur.)


Stage 2: Tümör perinefritik yağ dokusunu tutar ama gerota fasiası içinde sınırlıdır. (Sürrenalleride kapsar)


Stage 3 A: Tümör ana renal veri yada vena cava inferioru tutmuştur.


Stage 3 B: Regional lenf nodlarını tutar.


Stage 3 C: Hem venöz hemde regional lenf damarlarını tutar.


Stage 4 A: Tümör sürrenal ve bunun dışında komşu organları tutar. (Kolon, pankreas gibi)


Stage 4 B: Uzak metastazlar, Robson sistemi hastaların uzun süreli değerlendirilmesinde kolayca kullanılmasına rağmen özellikle stage 3'deki olanların direkt olarak prognoz belirtmede alakalı olmadığı ortaya konmuştur.


TNM sistemi tümör yayılımını açıklamak için daha geçerli sınıflama sistemidir. RCC'deki TNM sınıflama sistemi 1987'de fekron belirlenmiş ve basitleştirilmiştir.


Tx: Primer tümör belirlenemez
T0 rimer tümör bulgusu yoktur.
T1: Tümör böbrekte sınırlanmış, 2.5 cm. yada daha küçük
T2: Tümör böbrekte 2.5 cm'den daha büyüktür
T3: Tümör majör venlere yayılır veya sürrenal yada perinefrit dokulara yayılır ama genoto fasiasını geçmez.
T3a: Tümör adrenal gland yada perinefritik dokulara yayılır ama gerota fasiasını geçmez.
T3b: Tümör büyük oranda renal ven yada vena cava'ya yayılır.
T4: Tümör gerota fasiası dışına yayılır.
Nx: Regional lenf nodları belirlenemez
N0: RLN tutulumu yok.
N1: Tek bir nod tutulumu, 2 cm yada daha düşük
N2: Tek bir nod tutulumu, 2 cm'den büyük ama 5 cm.'i geçmeyen yada hiç birisi 5 cm'den büyük olmayan multıpl lenf nodları.
N3: 5 cm'den daha büyük lenf nodu tutulumu
Mx:Uzak metastaz varlığı tespit edilemez.
M0: Uzak metastaz yok.
M1: Uzak metastaz var.

 

TEDAVİ
BÖBREK DIŞINA YAYILMAMIŞ TÜMÖRLERDE ; Radikal nefrektomi yapılır. Adrenal, üreterin üst yarısı, renal damarların cıvarındaki lenf bezleri dahil olmak üzere gerota fasiası ve böbreğin blok olarak çıkarılmasına radikal nefrektomi denir.


Radikal nefrektomi açık veya laparoskopik yöntemlerle yapılabilir. Ancak ameliyatın etkin olabilmesi için tümörün böbrek dışına yayılmamış olması şarttır. Böbrek etrafı lenf nodlarının tutulması hastanın yaşama şansını çok azaltmaktadır.

 

TAKİP
Radikal nefrektomi yapıldıktan sonra hastalar 3-6 ayda bir düzenli olarak takip edilmelidir. Hastalıkta herhangi bir ilerleme olup olmadığı değerlendirilmelidir.

 

PROGNOZ
Hastaların prognozu, hastalığın evresi ile ilgilidir. T1 tümörü bulunanlarda %88-100, T2 ve T3a tümörü bulunanlarda % 60 , 5 yıllık yaşam süresi öngörülmektedir. T3b tümörü bulunanlarda 5 yıllık yaşam süresi %15-20 dir. Uzak organ yayılımı olan hastalar çok kötü bir prognoza sahiptirler ve kısa süre içinde kaybedilirler.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !